T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Bolu İl Sağlık Müdürlüğü AİBÜ izzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Bolu İl Sağlık Müdürlüğü AİBÜ izzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

DÜNYA KOAH GÜNÜ

Güncelleme Tarihi: 16/11/2017

içerik1.jpg

Hastanemizin değerli doktorlarında Göğüs Hastalıkları A.B Dalı Başkanı Prof.Dr.Tuncer TUĞ “Kronik Hava Yolu Hastalıkları konusunda insanları bilgilendirmek, toplumsal farkındalığı arttırmak, başlıca risk faktörleri konusunda olumlu ve kalıcı davranış değişiklikleri oluşturmak, hastalıkları erken dönemde tespit ederek ilerlemesini önlemek çok önemlidir” diyerek Dünya Koah Günü münasebetiyle KOAH hastalığı ile ilgili önemli bilgiler verdi.

KOAH HASTALIĞI NEDİR?

                Koah hastalığı, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı, deyiminin baş harflerinden alınarak oluşturulan bir tanımlamadır.

                Koah hastalığı, hava yollarının ilerleyici ve çoğu kez geri dönüşümsüz hava akımı kısıtlanması (hava yolu daralması) ile seyreden kronik enflamatuar bir hastalığıdır. Kronik havayolu daralmasıyla seyreden ve maluliyetle,yani solunum yetmezliğine kadar gelişen bir süreçte seyredebilen kronik  ilerleyici vasıfta bir hastalıktır. Temel olarak akciğerlerde, havayollarında daralma oluşturan ve progresif olan, gittikçe ilerleyen bir hastalıktır. Bu tanımlamaya etyolojik faktörlerde katılıyor. Özellikle dış ortam veya inhalasyonla alınan toksik gaz ve irritanların, hava yollarında kronik süreçte oluşturduğu maruziyet sonrası gelişen bir tablo olarak da tanımlanabilir. Dış ortam, hava kirliliği veya sigara gibi etkenlerin oluşturduğu bir akciğer hava yolu hastalığıdır. Fakat bu durumun zaman içerisinde akciğer dokusuna hatta diğer organ ve sistemlere de etkileri vardır. Koah aslında sadece akciğere özgü bir hastalık olarak yorumlanmamaktadır. Sistemik etkileriyle enflamasyon, ciddi şekilde serbest radikal yükünde artış ve diğer sistemler üzerinde de sekonder (ikincil) etkileriyle, etkili olan bir hastalıktır.

KOAH HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

-Öksürük

-Balgam çıkarma

-Nefes darlığı

Sabah balgamı özellikle sigara kullananlarda tipiktir. Koah’a bağlı mortalitenin hemen hemen % 45-46 oranındaki sebebi sigaraya bağlı. Dolayısıyla bunlara bağlı olarak öksürük, balgam, takip eden süreçte hava yolu daralması ve hava akımı kısıtlanması ile birlikte daha sonraları akciğer parankim değişikliğinin ağırlığına göre bulgular gelişecektir. Önceleri ağır eforda daha sonra tablo ağırlaştıkça hafif aktivitelere doğru bir kısıtlanma oluşacaktır. Çok daha ağır tablolarda ve ileri aşamada ise solunum yetmezliği, nefes darlığı, istirahat halinde olan kişinin yaşamsal fonksiyonlarını dahi kısıtlayacak düzeylere çıkabilmektedir.

Bunların dışında hafif formlarda da zaman zaman ataklar şeklinde seyir edebilir. Yani zaman zaman alevlenmeler şeklinde şiddetlenmeler olabilir. Bu dönemlerde sanki ağır bir koah dönemindeymiş gibi ağır bulgular görülebilir. Örneğin kişinin nefes darlığı, öksürük, balgam gibi şikayetleri bu atak dönemlerinde artabilmektedir.

görsel3.jpg

KOAH TEŞHİSİ NASIL KONUR?

Koah tanısı temel olarak kişinin şikayetleriyle birlikte SFT dediğimiz, solunum fonksiyon testi ölçüm cihazının obstrüktif parametre bulgularıyla konulur. Hastanın öksürük, balgam nefes darlığı gibi şikayetleri ile klinik radyolojik bulgular,maruziyetleri ve yapılan SFT testleri ile beraber değerlendirilmesi, doğru tanı koyma oranını yükseltecektir. Temel olarak hava yollarında kalıcı bir hava yolu obstrüksiyonu, reversibl(geri dönüşümlü) olmayan veya kısmi reversibiliteli olma durumu mutlaka değerlendirilmeli. Çünkü reversibl hava akımı kısıtlanması yapabilen diğer hava yolu hastalıklarıyla karıştırılabilir.

TEDAVİ YÖNTEMİ

2011 yılına kadar koah sadece solunum yolu testlerindeki bulgulara göre sınıflandırılıyordu. Hafif, orta, ağır ve çok ağır şeklinde evre 1 den 4 e kadar evrelendirilip, bu değerlere göre tedavi uygulanıyordu. Bugün sağlık sektöründe gelinen noktada ve uluslararası koah konsensus’a göre hastalık ağırlığına göre değerlendiriliyor. Sadece SFT’ye göre değil, kişinin klinik bulguları, nefes darlığı düzeyi, günlük aktivitedeki eforları ve yıllık atak sıklığına göre a-b-c-d diye guruplara ayırılıyor. a-b gurubu nispeten hafif c-d gurubu ise ağırdır. Bu derecelendirmelere göre hastaya hava yollarını genişletici, uzun etkili, zaman zaman kısa etkili de olabilen, inhalasyonla alınan ilaçlar verilmektedir. Ağır formlarda ise hem hava yollarını genişleten bronkodilatör ajanlar hem enflamasyonu biraz baskılayan steroitler verilmektedir. Çok ağır tablolarda solunum yetmezliğine kadar düşebilen, (ataklar, ağır koahlarda, solunum fonksiyonlarının bozulması gibi) hastayı yoğun bakıma almayı gerektiren durumlarda,hastayı yoğun bakıma alarak, enfeksiyon, emboli, pıhtılaşma v.s. gibi ek patoloji de mevcut ise, tedavi süreci ve yöntemi belirlenerek uygulanmaktadır.

görsel5.jpg

KOAH ALEVLENMESİ NEDİR?

Soğuk hava,enfeksiyon, hava kirliliği vb. sebeplerde KOAH hastalığının belirti ve bulgularında akut artış gelişmesi şiddetlenmesi atak veya alevlenme olarak tanımlanmaktadır. Bu durumda hastalığın belirtileri daha şiddetli ve gürültülü yaşanır. KOAH akciğerlerin zararlı gaz ve partiküllere karşı verdiği anormal yanıt sonucunda meydana gelen tıkayıcı ve ilerleyici özelliğe sahip bir akciğer hastalığıdır. Nefes verilmesi sırasında havayollarında oluşan çökme ve aşırı bronşial ifrazatla havayollarında daralmaya sebep olarak, hava akımı hızı azalmakta ve bu şiddetini arttırarak hastalarda yaşam kalitesini bozacak düzeye gelmektedir. Bu hastalıkta havayollarında oluşan değişimler geri dönüşümsüz ve sürekli olarak ilerleyicidir. Amfizem ve kronik bronşite bağlı olan hava akımı kısıtlanmasıyla karakterizedir. Kronik bronşit birbiri ardına gelen 2 yıl içinde başka bir nedene bağlanamayan, en az 3 ay süreyle kronik öksürük ve balgam çıkarmadır. Amfizem ise, akciğerlerde en uç noktalarda olan ve atmosferden oksijeni alarak, kandaki karbondioksiti havaya vermeyi sağlayan küçük hava keseciklerin yani alveollerde anormal ve kalıcı genişlemedir. Bu hastalıklar akciğerlerde farklı değişimlere neden olsa da, KOAH bunları değişik oranlarda birlikte olduğu bir hastalıktır. 

ALEVLENME DÖNEMİNİ TETİKLEYEN FAKTÖRLER

Alevlenmelerin sebepleri vardır. En sık sebepler arasında üst ve alt hava yollarının özellikle viral ve bakteriyel enfeksiyonları gelmektedir. Bunun dışında birçok sebebi olabilmektedir. Hava kirliliğinin yoğunlaştığı yani inhalasyon kirliliğinin arttığı dönemler olabilir. Akciğerde konjesyonla seyreden konjestif kalp hastalıkları olabilir. Emboliler ve pulmoneremboliler ( arter damarlarının trombüste pıhtıyla tıkanması) gibi. Volüm yüklenmesine bağlı kardiyak patolojileri olabilir. Ama, enfeksiyon, soğuk hava ve dış ortam kirliliğinin taciz edici etkileri ve enfeksiyonun akciğerde solunum yolu enfeksiyonunu tetiklemesi en sık görülen sebeplerdir.
görsel2.jpg

EN SIK GÖRÜLEN YAŞ ARALIĞI

Sigaraya bağlı olarak 40’lı yaşlardan sonra sıklık artmaktadır. Fakat koah’ın, sigara ve çevresel ortam veya atmosferik hava kirliliği gibi sebeplerden dolayı 50 ve ileri yaşlarda artış gösterme eğilimi daha fazladır.

KOAH’LI HASTA – KALP HASTASI – YAŞLILARA ÖNERİLERİMİZ

Lokal olarak akciğerlerdeki yapısal değişimler hem hava yollarında sekresyon ve mikrobik veya mikrobik olmayan diğer ajanlara yönelik temizleme mekanizmalarında hemde bağışıklık üzerinde olumsuz etkiler oluşturarak enfeksiyona eğilim artırmakta.Hava yollarındaki hem immün mekanizmaların değişmesi, serbest radikaller yükünün artışı,  vücut direncide bozulduğu için nezle, grip ve soğuk algınlığına kişi duyarlı hale geliyor. Soğuk ve kirli hava ve sigara dumanı bu siliyer aktiviteyi çok daha fazla bozabiliyor. Bu sebeple biz bu koahlı hastalara mümkün olduğu kadar kirli havalarda ve çok soğuk havalarda dışarıda dolaşmamalarını öneriyoruz. Onun dışında mümkün olduğunca burun solunumu yapmalarını, ağız ve burun yollarını atkı, maske ve benzeri ürünlerle kapatmalarını öneriyoruz. Bu hastalar,dışarıda kirli ve/veya soğuk havaya maruz kaldıklarında, ağızdan solunum yaptıklarında atak gelişme ve enfeksiyona yakalanma riskleri artacaktır. Bu çok sıra dışı ve önemsiz gibi görünen bir konu şeklinde algılansa da aslında önemle dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Özellikle de yaşlı hastalarda. 
GÖRSEL4.jpg